LETI ÜRÜNLER : DEPIGOID - TOL - HEP RETARD - VENOMVAC

LETI ÜRÜNLER

 

Leti

 

DEPIGOID®.


Alerjenik ekstratlarda karar aşaması

Allergoidler, aldehit tatbikiyle imünojeniteleri korunarak allerjeniteleri azaltılmış alerjenik ekstratlardır. Gluteraldehit tatbikinde, oluşan yoğunlaşma reaksiyonuyla alerjenik proteinlerin serbest amino grupları birbirine bağlanarak çözünebilir yüksek molekül ağırlıklı molekül kümeleri oluştururlar. Bu yapısal değişmeler alerjenik epitopların IgE'lerle reaksiyona kapanmasını sağlar. Böylece ekstratın alerjenitesi yüksek ölçüde azaltılmış olur.Buna karşın T hücrelerinin alerjen tanımada kullandığı sıralı epitoplar bu değişimlerden etkilenmezler. Böylelikle imümojenite korunmuş olur.

Analog prosedürler diğer tedavi alanlarında da kullanılmıştır. Örneğin, tetanoz ve difteri toksinlerinin detoksifikasyon işlemi sırasında aldehit tatbikiyle toksisiteleri azaltılır fakat toksinler imünojenitelerinden kaybetmezler. Bu analojiden yola çıkarak Marsh aldehid modifikasyonu yapılmış alerjenlere allergoid demiştir.

Depigmentasyon İşlemi (Avrupa Patenti EP-0662080)

Protein olmayan maddelerin büyük bir kısmının (nükleik asitler, polisakkaritler, peptitler, pigmentler, ve melanoidler [mite’larda] gibi) konvansiyonel dializ yöntemiyle alerjenik ekstratlardan elimine edilemediği ve bu maddelerin allerjenik proteinlere bağlı (yapışık) kaldığı bir çok çalışmayla gösterilmiştir 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 . Bu maddeler imunojenik olmadıkları gibi allergolojik olarakta önemli değildirler ve diğer metabolik aktiviteleri engelleyen bir karakterde olabilirler. Bu yüzden elimine edilmeleri yararlıdır 9, 10 , 11, 12, 13, 14, 15 .
Depigmentasyon işlemi (Avrupa Patenti EP-0662080) konvansiyonel ekstratlarda alerjenik proteinlere bağlı olarak kalan bu maddelerin elimine edilmesini mümkün kılar.


Bu işlem ekstrattaki alerjenlerin temel imüno-kimyasal özelliklerini değiştirmez:
Depigmentasyon işleminden sonraki protein profili ilk ekstrattaki ile aynıdır 16, 17, 18.
Ekstrattaki Alerjenler IgG bağlanma kapasitelerini korurlar 17,19.
Ekstratın alergolojik olarak önemli bütün bileşenleri korunur 19, 20.


Üstelik depigmente edilmiş ekstratlar kendilerini spesifik alerjenik ekstrat üretimi için ideal kaynak yapan özelliklere sahiptirler:
-Alerjenlerin proteolitik aktiviteleri ortadan kalkar 18 .
-Depigmentasyon işlemi alerjenler üzerinde gluteraldehit polymerizasyonu için önemli reaktif bölgeleri açığa çıkarır  ve polimerize alerjen türevlerinin elde edilmesine olanak sağlar.

Depigmentasyonun allergoid üretimi ve uygulanmasında sağladığı avantajlar Allergoid hazırlamak için depigmente ekstratlarla başlayarak aşağıdaki özelliklere sahip olan yeni ekstratlar elde edilir:
-%95’in üzerinde polimerizasyon (kazancı) sağlanması.
-Alerjenitede %95’in üzerinde azalma 21.
-Hastalarda İmünojenitenin ve spesifik T hücrelerinin uyarılma kapasitesinin korunması 22.


Tedavide büyük kazanç:
Başlangıç ve idame dozları geleneksel (depo) aşılamadakinden daha fazla uygulanabilir (uygulanan miktar başlangıç ham madde miktarı, ana alerjen miktarı ve biolojik güç [potansiyel] olarak daha fazladır).
Ekstrata (depigoid) gösterilen yüksek tolerans, yüksek dozlar uygulanıyor olmasına rağmen, oluşabilecek yan etki riskini azaltır.
İdame dozuna kısa süre de ulaşılabilir.

Kanıtlanmış klinik etki

Çimen 25, ağaç 26 , yabani ot 27, 28 ve ev tozu akarı 29 alerjilerinin tedavisinde depigoid etkinliği birçok klinik çalışmada gösterilmiştir
Semptom skorlarındaki istatiksel olarak önemli fark (p< 0,01, Mann-Whitney test)
İlaçlı tedavi skorlarındaki istatiksel olarak önemli fark (p< 0,01, Mann-Whitney test)
Semptom skorlarındaki istatiksel olarak önemli fark (p< 0,01, Mann-Whitney test)
Çalışmanın sonunda, depigoid’le tedavi edilen gruptaki hastalarda aynı PD2O değerini elde etmek için hastalara ilk uygulanan dozun ortalama 6 kat fazlasının uygulanması gerektiği gözlemlendi.
6 aylık tedaviden sonra depigoid’le tedavi edilen grubun bronchial challenge test’te pozitif vermesi için ilk uygulanan dozun 7 katının uygulanması gerektiği görüldü.
3 ay sonunda semptom skorunda istatistiksel olarak önemli gelişme.

Güvenlik
Yukarıdaki 4 deneyde 120 hastaya toplam 1717 doz depigoid uygulanmıştır ve hafif veya şiddetli bir sistemik reaksiyonla karşılaşılmamıştır.

Depigoid®
Depigmente edilmiş, gluteraldehitle polimerize edilmiş ve alüminyum hidroksite emdirilmiş alerjenik ekstratlardan oluşan tedavi aşıları.

Kompozisyon
Doktor tarafından verilen reçetede belirtilen kompozisyona göre hastaya özel olarak hazırlanır.

Ekstratların Standardizasyonu
Depigmente ve polimerize edilmiş ekstratlar biyolojik olarak DPP biriminde standardize edilirler (1 DPP, 1 HEPL allerjenik ekstratın depigmentasyonu ve polimerizasyonu sonucunda oluşur)

Metod
Depigoid subkutan olarak enjekte edilmelidir.

Doz
Aşağıda yeralan tedavi takvimi sadece bir öneridir ve her hastaya uygulanabilecek genel bir tedavi çizelgesi olarak düşünülmelidir.
Tedavi 7 günlük uygulama aralıkları ile başlamalı ve tavsiye edilen maksimum doza (şişe 2’den 0,5 ml) ulaşana kadar uygulanan dozlar yavaş yavaş arttırılarak sürmelidir.

Depigioid’e gösterilen tölerans yüksek olmasına rağmen, aşırı hassasiyet gösteren hastalar için önerilen tedavi takvimi aşağıdaki gibidir:
0,1 ml, 0,3 ml, 0,5 ml (şişe 1, 7 gün aralıklarla)
0,1 ml, 0,3 ml, 0,5 ml (şişe 2, 7 gün aralıklarla)
Bu doza ulaşıldığında tedavi 30 gün aralıklarla 0,5 ml’lik (şişe 2) enjeksiyonlarla devam etmelidir.

Depigoid® ayrıca cluster ve rush tedavileri uygulanmasına da olanak sağlar 31,32. Bu uygulama yöntemleri ile ilgili daha fazla bilgi için lütfen bizimle veya yerel dağıtıcınızla bağlantıya geçiniz.

Teknik Bilgi

Kompozisyon: Depigmente edilmiş, gluteraldehitle polimerize edilmiş ve alüminyum hidroksite emdirilmiş alerjenik ekstratlardan oluşan tedavi aşıları. Doktor tarafından verilen reçetede belirtilen kompozisyona göre hastaya özel olarak hazırlanır. Depigmente ve polimerize edilmiş ekstratlar biyolojik olarak DPP biriminde standardize edilirler (1 DPP, 1 HEPL allerjenik ekstratın depigmentasyonu ve polimerizasyonu sonucunda oluşur).

Sunum: Subkutan uygulama için süspansiyon olarak sunulur.

Endikasyonları:IgE ile ilgili alerjik solunum yolu hastalıklarının hiposensitizasyon tedavisinde (spesifik imünoterapi) kullanılır: Saman nezlesi, alerjik bronkiyal astım, alerjik konjonktivit, alerjik rinit ve diğer alerjik manifestasyonlarda.

Kullanma talimatı: Yerel dağıtıcınınız standart uygulama talimatlarını sağlayabilir. Tedaviden sorumlu doktor bu standartları hastaya ve kendi kliniğine adapte etmelidir.

Genel tavsiyeler:
• Tedaviye asemptomatik periyodta başlayınız.
• Aynı günde iki farklı ekstrat enjeksiyonundan kaçınınınız.
• Şişeyi ve uygulanacak dozu kontrol ediniz
• Dozu almadan önce şişeyi yavaşça sallayınız.
• Subkutan bölgeye yavaşça enjekte ediniz (mümkünse kolun iç kısmına). Intravenal, intrakutan veya intramaskular enjeksiyon yapılmamasına çok dikkat ediniz.
• Enjeksiyonu her seferinde farklı kola yapınız.
• Aşı uygulandıktan sonra hastayı en az 30 dakika müşaade altında tutunuz.
• Hasta enjeksiyonu takip eden 3 saat içerisinde ağır eksersizler yapmamalı, sıcak duş almamalıdır.

Diğer ilaçlarla etkileşim: Bu aşı diğer alerji aşılarıyla karıştırılmadan uygulanmalıdır; iki farklı aşı ayrı enjeksiyonlarda uygulanabilir. Alerjik tepkiyi modifiye eden ilaçlar (antihistaminler, kortikoidler...) imünoterapiden önce uygulandıklarında hastanın tölerans eşiğini yükseltirler. İmünosupresörlerle birlikte uygulandıklarında yan etkiler meydana gelebilir. Herhangi bir aşı (polyo, trivalent, ...) bu aşı uygulandıktan bir hafta önce veya sonra uygulanmalıdır. Enjeksiyon gününde hasta ağır eksersiz yapmamalı, alkol almamalı, ağır yemek yememeli, sıcak banyo yapmamalı, duş almamalı veya saunaya girmemelidir. Hamilelik süregelen imünoterapide bir kontraendikasyon olarak değerlendirilmemekle beraber, genellikle tedaviye hamilelik sırasında başlanmaz. Araç ve makina kullanımına yönelik etkiler: Nadiren hafif yorgunluk görülebilir.

Yan (ters) etkiler: Yan etkiler genellikle enjeksiyondan sonraki ilk birkaç dakika içerisinde görülür. Bu reaksiyonlar lokal veya genel olabilirler ve genellikle doz aşımı veya yanlışlıkla yapılan intravenal ( damar içi) enjeksiyon sonucunda ortaya çıkarlar.

Lokal reaksiyonlar: Enjeksiyon bölgesinin yakınında eritem, şişme veya ısınma şeklinde görülürler. Genelikle kaçınılmazdırlar ve çoğu zaman aşılamanın güvenliğinin izlenmesi açısından faydalıdırlar. Oluşan lokal tepkilerden dolayı uygulama takviminin değiştirilmesine gerek yoktur.

Şiddetli lokal reaksiyonlar: Bunlar çabuk gelişen, (enjeksiyondan sonraki 30 dakika içerisinde) boyutları 5-10 santimetreyi geçen veya geç gelişen ve boyutları 10 santimetrenin üzerinde olan tepkilerdir.
Bu tip tepkilerde bölgesel soğutma ve/veya oral antihistaminlere ihtiyaç duyulabilir. Böyle bir reaksiyon oluştuğu takdirde tedaviye bir önceki (iyi tölere edilmiş) dozla devam edilmelidir.

Sistemik reaksiyonlar: Imünoterapiden kaynaklanan ve uygulama alanından uzakta oluşan semptomlardır. Rinit, hafif ürtiker, şiddetli sistemik reaksiyonlar (ürtiker, anjiodema, astım) ve anaflaksiyi içerirler. Hafif ürtiker ve rinit antishistaminlerle tedavi edilebilir. Şiddetli sistemik reaksiyonlar oluştuğu takdirde bu duruma uygun tedavinin acilen uygulanması gerekir: adrenalin, antihistaminler, kortikosteroidler ve bronkodilatörler gibi.

Adrenalinin doğru uygulanması için talimatlar: 20 dakika aralıklarla subkutan olarak 1/1000 oranında 0,01 ml/kg adrenalin uygulayın. Hızlı etki gereksiniminde: 6 yaşa kadar çocuklara 0,2 ml ; 6-12 yaş çocuklara 0,4 ml ; yetişkinlere 0,5-0,8 ml uygulayın. Eğer sistemik reaksiyon devam ederse yukarıda belirtilen dozlar maksimum 3 kez 15 dakika aralıklarla tekrarlanabilir. Eğer, gerekli görürseniz hastayı bir hastanenin acil servis ünitesine aktarın. Uygulanan tedavide hastanın tepkisine göre gerekli değişikliklerin yapılabilmesi için hastanın reçeteyi yazan doktor tarafından düzenli takibi tedavide temel ilkedir. Doz aşımı: Doz aşımında veya hatalı subkutan enjeksiyonda lokal veya genel reksiyonlar oluşabilir. Semptomları ve tedavi şekilleri “yan etkiler” kısmında açıklandığı gibidir.

İçindekiler: Sodyum Klorit, fenol, alüminyum hidroksit, enjeksiyon için su. Saklama Koşulları: +2-8 derece arasında buzdolabında saklayınız. Dondurmayınız.

Son Kullanma Tarihi: Etiket üzerinde belirtilen son kullanma tarihini dikkate alınız

.



Spesifik Sublingal İmmunoterapi


Daha Konsantre
TOL bir yılda konvansiyonel sublingal immunoterapide ulaşılandan daha fazla bir kümülatif doza ulaşılmasına olanak sağlar (1,2).

Sunum
TOL %50 gliserine salin serumu ve %0,4 fenol ile hazırlanmış HEPL birminde (3,4) standardize edilmiş sulu çözelti alerjenik ekstratlar.

Kompozisyon
Tıbbi reçetede belirtilen kompozisyona uygun olarak hazırlanan bireysel tedavi solüsyonları.

Sunum
Alerjik solüsyonun konsantrasyonuna bağlı olarak 2,4 veya 6 ml' lik damlalıklı şişelerde sunulur.

Daha Kullanışlı
• Sadece üç farklı konsantrasyondan oluşan yeni sunum.
• İdame dozuna sadece 11 günde ulaşılır.
• Günlük uygulama tedavide uyum sağlar.
• Damlalık aygıtı her seferinde 0,045 ml' lik bir dozun uygulanmasını sağlar ve ürün kaybını önler.

Kanıtlanmış Güvenlik
100' den fazla hastada yapılan güvenlik çalışmalarında hiçbir orta veya şiddetli ters tepkiye rastlanmamıştır.

Başlangıç Tedavisi:
130 gün A B C C
İdame Tedavisi:
120 gün C C
180 gün C C C
240 gün C C C C

Tedavi Program

Metod:
Günde bir kere belirtilen dozda sublingal olarak (tercihen yemekten önce) uygulanır.


Doz:
Aşağıda yer alan tedavi takvimi sadece bir öneridir ve her hastaya uygulanabilecek genel bir tedavi çizelgesi olarak düşünülmelidir.

Teknik Bilgi :

Kompozisyon: Tıbbi reçetede belirtilen kompozisyona uygun olarak hazırlanan bireysel tedavi solüsyonları.

Farmasötik Form: Sublingal uygulama için solüsyon.

Endikasyonlar: IgE ile ilgili Alerjik solunum yolu hastalıklarının hiposensitizasyon tedavisinde (spesifik immünoterapi) kullanılır: alerjik rinit, alerjik rinoconjuctivitis ve bronkiyal astım gibi.

Kontrendikasyonlar: Spesifik İmmunoterapinin genel kontrendikasyonları. İspanya Klinik Alergoloji ve İmmunoloji Toplululuğu ve Avrupa Alerji ve Klinik İmmünoloji, İmmunoterapi Alt Komitesinin kaidelerine göre hiposentisizasyonla

tedavi şu durumlarda kontrendikedir veya tedavi bırakılmalıdır:

A) Renal bir hastalık ortaya çıktığında (nefrit, nevroz gibi).

B) Hematolojik bir rahatsızlık durumunda (lösemi, lenfomalar gibi).

C) Kronik hepatopati teşhisi konduğunda.

D) Hasta bir enfeksiyon hastalığına yakalandığında (hepatit, aktif tüberküloz gibi)

E) Hamilelik: İmmuterapiyi kesmeyi gerektirecek bir kontrendikasyon yoktur çünkü erken doğum oranı, neonatal ölüm ve konjenital sakatlıklar hiposensitizasyon tedavisi gören büyük bir gebe kadın grubunda normal popülasyondakiyle aynı olarak kaydedilmiştir.

F) Beta- Bloğu tedavisi gören hastalarda.

G) Hastanın adrenalinin kontrendike olduğu bir tedavi gördüğü durumlarda (hipertiroid oluşumu, HTA, kardiyopati gibi).

H) Hasta şiddetli atopik dermatitse.

I) Hastada oto-immün bir hastalık ortaya çıkarsa (tiroit bozukluğu, deri veremi gibi).

J) Hastayla işbirliği sağlanamadığı durumlarda ve hastanın ciddi psikiyatrik bozuklukları olduğu durumlarda.

Kullanma talimatı: Yerel dağıtıcınınız standart uygulama talimatlarını sağlayabilir. Tedaviden sorumlu doktor bu standartları hastaya ve kendi kliniğine adapte etmelidir.


Genel tavsiyeler:
• Tedaviye asemptomatik periyotta başlayınız.
• Uygulanacak konsantrasyonu kontrol edin (şişe üzerindeki etiketten)
• Sublingal olarak uygulanır (dil altına). Günde bir kez tercihen yemeklerden önce uygulanmalıdır. Damlalar tamamen emilene kadar (2-3 dk.) dil altında tutulmalıdır.
• Reçetede tavsiye edilen dozdan fazla kullanmayınız veya tavsiye edilen uygulama aralıklarını kısaltmayınız.

Etkileşimler ve Uyuşmazlıklar: Hiçbir olumsuz etkileşim veya uyuşmazlık tanımlanmamıştır.

Yan etkiler: Doz aşımı ve / veya hastanın aşırı duyarlılığı gibi durumlarda lokal veya genel reaksiyonlar ortaya çıkabilir. Herhangi bir yan etki görüldüğünde, tedaviye devam etmeden önce lütfen reçeteyi yazan doktora başvurunuz.

Hafif reaksiyon: Alerjik semptomlarda artış: hapşırık, lakrimasyon, göz şismesi, öksürük, boğaz şişmesi, hafif ürtiker, ishal, karın ağrısı, anjiodema. Aşı uygulamasından sonraki birkaç saat içerisinde bu semptomlarla karşılaşıldığı takdirde

doz arttırılmamalı hatta düşürülmelidir (ya da uygulamalar arasındaki süreler uzatılmalıdır). Doz bir önceki doz iyi tölere edildiğinde arttırılmalıdır.

Sistemik reaaksiyon: Sistemik bir reaksiyon (genel ürtiker, dyspnea, cephalea, mide bulantısı, anjiodema, terleme, bronkospazm, hipotansiyon, bradicardia, şok) gelişmesi uzak bir ihtimal olmasına rağmen, bu durumlarda uygulanacak tedavinin bilinmesinde yarar vardır: antihistaminler, solunan bronkodilatörler, steroidler, adrenalin gibi. Adrenalinin doğru uygulanması için talimatlar: 20 dakika aralıklarla subkutan olarak 1/1000 oranında 0,01 ml/kg adrenalin uygulayın.

Hızlı etki gereksiniminde: 6 yaşa kadar çocuklara 0,2 ml ; 6-12 yaş çocuklara 0,4 ml ; yetişkinlere 0,5-0,8 ml uygulayın.

Eğer sistemik reaksiyon devam ederse yukarıda belirtilen dozlar maksimum 3 kez 15 dakika aralıklarla tekrarlanabilir.

Eğer, gerekli görürseniz hastayı bir hastanenin acil servis ünitesine aktarın. Uygulanan tedavide hastanın tepkisine göre gerekli değişiklerin yapılabilmesi için hastanın reçeteyi yazan doktor tarafından düzenli takibi tedavide temel ilkedir.

Tedavinin Aksaması Durumunda: Herhangi bir nedenle tedavi aksarsa tedaviye en son uygulanan dozdan düşük bir dozla devam edilmelidir.

Muhteviyat: Sodyum klorür, fenol, sodyum dihidrojenfosfat dihidrat, disodyum hidrojenfosfat, dodekahidrat, gliserol ve saf su.

Ürünün Korunması ve Son Kullanma Tarihi:
• +2-8 derece arasında buzdolabında saklayınız.
• Dondurmayınız veya ani sıcaklık değişimlerine maruz bırakmayınız.
• Biyolojik bir ürün olduğundan dolayı renkte, tedaviyi etkilemeyecek, küçük değişiklikler olabilir.
• Etiket üzerinde belirtilen son kullanma tarihini dikkate alınız. 


HEP (HYPOSENSITIZING EXTRACT) RETARD LETI

İdame Tedavisi

mg/ml, mcg/ml veya w/v (ağırlık/hacim) birimlerinde nitelendirilmiş, alüminyum hidroksite emdirilmiş alerjenik ekstratlar. Doktor tarafından verilen reçetede belirtilen kompozisyona göre hastaya özel olarak hazırlanırlar.

Nispi Kontraendikasyonlar

İmünoterapinin nispi kontraendikasyonları aşağıdakileri içerir:

• Ciddi imünopatolojik ve imün yetersizliği hastalıklarında.
• Habaset.
• Şiddetli psikolojik bozukluklarda.
• Beta- Bloker tedavisinde (topikal yolla olsa dahi)
• Zayıf uyum.
• Farmakoterapi ile kontrol edilemeyen şiddetli astım ve/ veya geri dönüşü olmayan nefes darlıklarında (Uygun olan farmakalojik tedaviden sonra FEV1 değerinin tahmin edilenin %70 altında olduğu durumlarda)
• Epinefrinden doğabilecek yan etkiler riskini arttıran ciddi kalp ve damar hastalıkları.
• 5 yaşın altındaki çocuklar.

Hamilelik süregelen imünoterapide bir kontraendikasyon olarak değerlendirilmemekle beraber, genelikle tedaviye hamilelik sırasında başlanmaz.


KULLANIM ŞEKLİ VE DOZU

Genel Tavsiyeler
Laboratuar, hastaların bireysel gereksinimlerine uyarlanmak üzere standart uygulama talimatlarını sağlayabilir.

• Tedaviye asemptomatik periyodta başlayınız.
• Uygulanacak konsantrasyonu kontrol edin (şişe üzerindeki etiketten)
• Dozu almadan önce şişeyi yavaşça sallayınız.
• Subkutan bölgeye yavaşça enjekte ediniz (mümkünse kolun iç kısmına). Intravenal, intrakutan veya intramaskular enjeksiyon yapılmamasına çok dikkat ediniz.
• Aynı günde iki farklı ekstrat enjeksiyonundan kaçınınız.
• Canlı virüs aşısı uygulanmış hastalara ekstrat uygulaması için 15 gün bekleyiniz.
• Aşı uygulandıktan sonra hastayı en az 30 dakika müşaade altında tutunuz.
• Hasta enjeksiyonu takip eden 3 saat içerisinde ağır eksersizler yapmamalı, sıcak duş almamalıdır.


Önlemler

Bu tedavi ciddi genel reaksiyonlara neden olabilir (ürtiker, astım, anaflaktik şok, vb.). Tedavi süresince aşağıda açıklanan prosedürlere uyulmalıdır.

1. Uzman sağlıkçılar tedaviye başlamadan önce uygulama gereksinimlerini okumalıdırlar.
2. Alerjenik ekstrat her zaman tıbbi gözetim altında uygulanmalıdır.
3. Alerjenik ekstrat her zaman ani bir genel reaksiyona (ürtiker, astım, anaflaktik şok gibi) karşı gerekli tedavinin (Subkutan epinefrin enjeksiyonu ) uygulanabileceği koşullarda hastaya uygulanmalıdır.
Tedavi klinikler, sağlık ocakları, veya uygun donanıma sahip hastanelerde uygulanmalıdır. Hiçbir koşulda hastanın evinde uygulanmamalıdır.
Uygulamadan sonra hasta uygulama alanında en az 30 dakika müşaade altında tutulmalıdır.

Yan Etkiler
Spesifik olmayan reaksiyonlar. Ig-E aracılı olmayan reaksiyonlar; rahatsızlık, baş ağrısı, eklem romatizması vb.
Hafif sistemik reaksiyonlar. Hafif rinit ve/veya astım (PEFR tahmin edilenin veya kişisel en iyi değerlerin %60 üstünde), antihistamin veya solunum yolu ile alınan ß2 -agonistleri ile tedavi edilir.
Hayati tehlike teşgil etmeyen sistemik reaksiyonlar. Ürtiker, anjiodema, veya şiddetli astım (PEFR tahmin edilenin veya kişisel en iyi değerlerin %60 üstünde), tedaviye olumlu tepki verirler.
Anaflaktik şok. Aniden ortaya çıkan kaşınma, kızarıklık, iritem, nefes darlığı, vb, için yoğun bakıma ihtiyaç duyulur.
Sistemik reaksiyonların zamanında farkına varılması ve anında epinefrin uygulanması tedavinin başlıca dayanağıdır.

Epinefrin Uygulaması İçin Talimatlar :

20 dakika aralıklarla subkutan olarak 1:1000 oranında 0,01 ml/kg (vücut ağırlığı) epinefrin uygulayın.
Hızlı etki için kullanım şekli:
0-6 yaş çocuklarda................................0,2 ml
6-12 yaş çocuklarda..............................0,4 ml
Yetişkinlerde.......................................0,5-0,8 ml

Eğer sistemik reaksiyon devam ederse yukarıda belirtilen dozlar toplam 3 kez olmak üzere 15 dakika aralıklarla tekrarlanabilir.

Hasta İçin Talimatlar

• Aşı tedavisi hazır aşınız bittiğinde bitmiş sayılmaz.
• Tedavinizden sorumlu hekim tedavi sürenizi ve yeni aşı gereksiniminizi belirlemelidir.
• Tedavi hekim tarafından karar verilmedikçe kesilmemelidir. İdame dozu ve uygulama aralıkları hekim tarafından hastanın hassasiyetine göre değiştirilebilir.

Uygulama Talimatları

Hasta: Bay/ Bayan


İdame Tedavisi:

Şişe Enjeksiyon Hekim Uygulama Hekim Uygulama KOL
Hacmi Değişikliği Aralığı(gün) Değişikliği Tarihi Sağ Sol
3(*) 0,1 7
0,2 7
0,4 7
0,8 7
1 30
1 30
1 30
1 30

(*) İdame tedavisi için Uyarı
İdame tedavisine yeni başlanan bu şişeden uygulama, önceki (başlangıç) tedavisinde uygulanan en son iyi tölere edilmiş dozun maximum üçte biri olarak yapılmalıdır.
(*) Genelde, hasta iyi tölere edilen doza (max. 1 ml) ulaştıktan sonra haftada bir aşılanır.

Bu doza ulaşıldıktan sonra tedavi 30 gün aralıklarla, doktorun kararına göre şişe bitene kadar uygulanacaktır.

Tedavinin Kesilmesi
Tedavi sırasında, tedavi çizelgesindeki uygulama zaman aralıkları aşıldığında tedaviye en son uygulanandan daha düşük bir dozda devam edilmesi gerekebilir.

Hatırlatma
Bu ürün biyolojik bir ürün olup farklı serilerinde renk farklılıkları görülebilir. Bu farklılıklar ürünün tedavi aktivitesini etkilemez.

Saklanması
Buzdolabında saklayınız. ( +2-8 derece arasında)
Dondurmayınız ve ani sıcaklık değişikliklerine maruz bırakmayınız.
Etiket üzerindeki son kullanma tarihini dikkate alınız.

Sunum Şekli
3,5 veya 5 ml'lik 1,2 veya 3 konsantrasyonlarında 3 şişeden oluşan kutu.



VENOMVAC®

Reçeteye göre hazırlanan Hymenoptera türünün venomundan elde edilen alerjenik ekstrat. Liyofilize ekstrat çözeltiyle yeniden oluşturulmak üzere hazırlanır.

Mevcut Hymenoptera venomları: Bee (Apis mellifera), Wasp (Vespula sp.), Paper wasp (Polistes sp.).

KOMPOZİSYON

Liyofilize şişeler şunları içerir: 1,2 µg; 12 µg yada 120 µg hymenoptera venomu (sırasıyla şişe 1,2,3), manitol ve insan albümini.

Çözme yoluyla yeniden oluşturulan çözeltilerde, hymenoptera venomu konsantrasyonu:

Şişe 1 1µg/ml
Şişe 2 10µg/ml
Şişe 3 100µg/ml

Yeniden oluşturma için kullanılan çözeltinin içeriği: insan albümini, 0.5% fenol, sodyum klorür, monosodyum fosfat dihidrat, disodyum fosfat dodekahidrat, enjeksiyon için su.


FARMASÖTİK FORM VE PAKET İÇERİĞİ

VENOMVAC içinde liyofilize ekstrat ve yeniden oluşturma çözeltisi bulunan şişelerden oluşur.

Başlangıç tedavisi seti:
1 adet şişe.1
1 adet şişe.2
2 adet şişe.3
2 adet 4,5 ml'lik yeniden oluşturma çözeltisi

İdame tedavisi seti:
4 adet şişe.3
2 adet 4,5 ml'lik yeniden oluşturma çözeltisi

ETKİ ŞEKLİ

VENOMVAC, seviyeli bir şekilde arttırılan dozlarda uygulanarak, hastanın böcek soktuktan sonra gösterdiği semptomlar azaltılır.

AKÖZ ALERJENİK EKSTRATIN HAZIRLANIŞI

Hymenoptera venomu yeniden oluşturma çözeltisiyle çözülmek üzere liyofilize olarak hazırlanır. Çözme işlemi 1,2 ml çözelti şişelere aktarılarak aşağıdaki son konsantrasyonlar elde edilir:

Şişe no.0: 0,1 µg/ml (Bu şişe sadece özel istek üzerine sağlanır)

Şişe no.1: 1 µg/ml
Şişe no.2: 10µg/ml
Şişe no.3: 100µg/ml

Seyreltmeler ekstratlar uygulanacağı zaman hazırlanmalıdır (raf ömrü kısmına bakınız)

Tedavi sırasında, tedavi çizelgesindeki uygulama zaman aralıkları aşıldığında tedaviye en son uygulanandan daha düşük bir dozda devam edilmesi gerekebilir.
Prospektüsün sonunda öngörülen tedavi çizelgesine uyulmadığı takdirde izlenecek basamaklar yer almaktadır.


PREPARATIN DOĞRU UYGULANMASI İÇİN TALİMATLAR
• Aynı günde iki farklı ekstrat enjeksiyonundan kaçınınız.
• Uygulanacak konsantrasyonu kontrol ediniz.
• Dozu almadan önce şişeyi yavaşça sallayınız.
• Subkutan bölgeye yavaşça enjekte ediniz (mümkünse kolun iç kısmına). Intravenal, intrakutan veya intramaskular enjeksiyon yapılmamasına çok dikkat ediniz.
Aşı uygulandıktan sonra hastayı en az 30 dakika müşaade altında tutunuz.
Hasta enjeksiyonu takip eden 3 saat içerisinde ağır eksersizler yapmamalı, sıcak duş almamalıdır.


UYARILAR
Hasta takibi gereklidir. Hekim ayrıca hasta için gerekli seyreltmeleri yapmakla ve önerilen tedavi çizelgesinde gerekli değişiklikleri yapmakla yükümlüdür.

Hamilelikte:
Hymenoptera venomu ile hayvan üreme deneyleri henüz yapılmamıştır. Hamile kadınlara uygulandığında fetüsün zarar görebileceği ya da hastanın doğurganlığında değişme olabileceği gibi bulgular da yoktur. Hymenoptera venomu hamile hastalara gerçekten ihtiyaç duyulduğunda verilmelidir. Histamin'in uterus kaslarını kasma etkisinden yola çıkarak, teorik olarak, sinek ısırığı, test veya enjeksiyonla oluşabilecek bir sistemik reaksiyondan kaçınılmalıdır. Bu yüzden hekim hastanın ve fetüsün görebileceği fayda/zarar oranını iyi değerlendirerek imünoterapiye devam etmeli, yada tedaviye başlamak için deri testi yapmaya karar vermelidir. Tedaviye yeni başlanacaksa özellikle hastanın gereken idame dozuna sorunsuz; sistemik reaksiyona meydan vermeden ulaşıp ulaşamayacağı değerlendirilmelidir.

Loğusalık Dönemi:
Alerjenik ekstrat komponentlerinin sütle salgılanması ile ilgili hiçbir çalışma yer almamaktadır. Birçok ilacın sütle salgılandığı bilindiğinden, loğusa kadınlara uygulama yapılarken önlem alınmalıdır.
Makine veya araç kullanımına etkiler:
Nadiren hafif yorgunluk görülebilir.


ETKİLEŞİMLER
Aşı diğer alerjen aşılarla karıştırılmamalı, aşılar farklı enjeksiyonlarda uygulanmalıdır. Birden fazla Hymenoptera venomuna karşı alerjisi olan hastalarda önce bir venomla tedaviye başlanmalı ve daha sonra en azından ilk tedavide idame dozuna ulaşıldığında diğer venom tedavisi başlatılmalıdır. Aylık idame dozları birkaç gün (2 veya 3) aralıklarla uygulanmalıdır.Alerjik tepkiyi modifiye eden ilaçlar (antihistaminler, kortikoidler, bronkodilatörler, kromonlar...) imünoterapiden önce uygulandıklarında hastanın tölerans eşiğini yükseltirler. Hasta enjeksiyondan önce rutin ilacını almazsa ters etkiler görülebilir.
Imüno-supresörlerle tedavi sırasında spesifik imünoterapi uygulanmamalıdır.Herhangi bir aşı (polyo, trivalent, vb.) bu aşı uygulandıktan bir hafta önce veya sonra uygulanmalıdır.
Enjeksiyon gününde hasta ağır eksersiz yapmamalı, alkol almamalı, ağır yemek yememeli, sıcak banyo yapmamalı, duş almamalı veya saunaya girmemelidir.


POZOLOJİ
Subkutan olarak uygulanır. Tedavi ekstratın dozunun tavsiye edilen idame dozuna (100 µg) kadar arttırılarak uygulanır. Sonrasında idame dozu periyodik olarak tekrarlanır.
Üretici tarafından tavsiye edilen dozlar ve uygulama çizelgesi yalnızca tavsiyedir ve hekim bunları hastanın hassasiyetine göre değiştirmelidir.

Başlangıç Tedavisi
Hymenoptera venomlarıyla yapılan çalışmalar çoğu hastada tedavinin şişe.1' den 0,1 ml (0,1 µg venom içerir) enjeksiyonla başlayabileceğini gösterir. Çok hassas hastalar için aynı miktar şişe.0' dan alınarak başlatılabilir.

Önerilen uygulama takvimleri:
1. Hızlı Uygulama: Hasta hastaneye yatırılmalıdır. Enjeksiyonlar 1'er saat arayla günde 4 keze kadar yapılabilir. (tablo 1)
2. Yarı-Hızlı Uygulama: Bir hafta sürede hastanede uygulamak içindir. Eğer gerekirse bu süre 2 haftaya çıkarılabilir. (tablo 2)
3. Konvansiyonel Uygulama: Her hafta bir enjeksiyon yapılması şeklindedir. (tablo 3)


İdame Tedavisi:
Şeçilen başlangıç tedavisi yöntemiyle idame dozuna ulaşıldığında ( 100µg/ml konsantrasyondan 1 ml veya hastanın tölere ettiği maksimum doz) uygulama aralıkları 2,3 ve sonunda 4 haftaya çıkarılır. Uygulamalar arasındaki bu süre tedavi bitene kadar korunur. (tablo 4)

TABLO 1- Başlangıç Tedavisi: hızlı uygulama: hastanede yatan hastalar için
Şişe Kons.
(µg/ml) Gün Enjeksiyon
Hacmi Doz
(µg) Hekim
Değişikliği Tarih Saat Tölerans

1 1 1 0,1 0,1
0,3 0,3
0,5 0,5
2 10 2
0,1 1
0,3 3
0,5 5
3 100 3
0,1 10
0,3 30
0,5 50
3 0,5+0,5 (*) 100



TABLO.2 Başlangıç tedavisi: yarı hızlı uygulama

Şişe Kons.
(µg/ml) Gün Enjeksiyon
Hacmi Doz
(µg) Hekim
Değişikliği Tarih Saat Tölerans

1 1 1 0,1 0,1
0,3 0,3
0,5 0,5
2 10 2
0,1 1
0,3 3
0,5 5
3 100 3
0,1 10
4 0,2 30
5 0,4 50
3 6 0,4+0,4(*) 100
3 7 0,5+0,5(*)


TABLO.4 İDAME TEDAVİSİ

Şişe Kons. Enjeksiyon Hekim Tarih Tölerans
(µg/ml) Hacmi Değişikliği
3 100
0,5+0,5 (*)
3 0,5+0,5 (*)
3 0,5+0,5 (*)
3 0,5+0,5 (*)

(*) Yan etkileri önlemek için, 50µg'ın üzerindeki tüm dozların ikiye bölünerek yarım saat arayla farklı kollara yapılması önerilir.



ENDİKASYONLAR
IgE aracılı olarak Hymenoptera venonlarına (bee, wasp, paper wasp) karşı alerji ve ani hipersentivitenin spesifik tedavisinde endikedir. Doktor reçetesi ve sıkı kontrolü gereklidir.

NİSPİ KONTRAENDİKASYONLAR
İmünoterapinin nispi kontraendikasyonları aşağıdakileri içerir:
1. Ciddi imünopatolojik ve imün yetersizliği hastalıklarında.
2. Habaset.
3. Şiddetli psikolojik bozukluklarda.
4. Beta- Bloker tedavisinde (topikal yolla olsa dahi)
5. Zayıf uyum.
6. Farmakoterapi ile kontrol edilemeyen şiddetli astım ve/ veya geri dönüşü olmayan nefes darlıklarında (Uygun olan farmakalojik tedaviden sonra FEV1 değerinin tahmin edilenin %70 altında olduğu durumlarda)
7. Epinefrinden doğabilecek yan etkiler riskini arttıran ciddi kalp ve damar hastalıkları.
8. 5 yaşın altındaki çocuklar.


ÖNLEMLER
Alerjik ekstratlar sadece genel bir tepkiye (ürtiker, astım, anaflaktik şok, vb.) müdahale edilebilecek koşullarda (subkutan epinefrin yada başka) uygulanmalıdır. Yani tedavi sağlık ocağı, hastane, özel klinikler gibi ortamlarda uygulanabilir. Kesinlikle hastanın evinde uygulanmaz.


EPİNEFRİN UYGULAMASI İÇİN TALİMATLAR:
20 dakika aralıklarla subkutan olarak 1:1000 oranında 0,01 ml/kg (vücut ağırlığı) epinefrin uygulayın.
Hızlı etki için kullanım şekli:

0-6 yaş çocuklarda................................0,2 ml
6-12 yaş çocuklarda..............................0,4 ml
Yetişkinlerde.......................................0,5-0,8 ml

Eğer sistemik reaksiyon devam ederse yukarıda belirtilen dozlar toplam 3 kez olmak üzere 15 dakika aralıklarla tekrarlanabilir. Gerekirse hastayı bir hastanenin yoğun bakım ünitesine nakledin.


DOZ AŞIMI
Doz aşımında veya hatalı subkutan enjeksiyonda lokal veya genel reksiyonlar oluşabilir. Semptomları ve tedavi şekilleri “yan etkiler” kısmında açıklandığı gibidir.

YAN (TERS) ETKİLER:

Yan etkiler genellikle enjeksiyondan sonraki ilk birkaç dakika içerisinde görülür. Bu reaksiyonlar lokal veya genel olabilirler ve genellikle doz aşımı veya yanlışlıkla yapılan intravenal ( damar içi) enjeksiyon sonucunda ortaya çıkarlar.

Lokal reaksiyonlar:
Enjeksiyon bölgesinin yakınında eritem, şişme veya ısınma şeklinde görülürler. Genelikle kaçınılmazdırlar ve çoğu zaman aşılamanın güvenliğinin izlenmesi açısından faydalıdırlar. Oluşan lokal tepkilerden dolayı uygulama takviminin değiştirilmesine gerek yoktur.

Şiddetli lokal reaksiyonlar: Bunlar çabuk gelişen, (enjeksiyondan sonraki 30 dakika içerisinde) boyutları 5-10 santimetreyi geçen veya geç gelişen ve boyutları 10 santimetrenin üzerinde olan tepkilerdir.
Bu tip tepkilerde bölgesel soğutma ve/veya oral antihistaminlere ihtiyaç duyulabilir. Böyle bir reaksiyon oluştuğu takdirde tedaviye bir önceki (iyi tölere edilmiş) dozla devam edilmelidir.

Sistemik reaksiyonlar:
Imünoterapiden kaynaklanan ve uygulama alanından uzakta oluşan semptomlardır. Rinit, hafif ürtiker, şiddetli sistemik reaksiyonlar (ürtiker, anjiodema, astım) ve anaflaksiyi içerirler. Hafif ürtiker ve rinit antishistaminlerle tedavi edilebilir. Şiddetli sistemik reaksiyonlar oluştuğu takdirde bu duruma uygun tedavinin acilen uygulanması gerekir: adrenalin, antihistaminler, kortikosteroidler ve bronkodilatörler gibi.


HASTAYA TALİMATLAR
1. Hiposensitizasyon tedavisi verilen tedavi paketi bittiğinde bitmez. Hekimin kararı olmadıkça tedaviye devam edilmelidir.
2. Tedavi süresini ve hastanın tedaviye devam edip etmeyeceğini hekim belirleyecektir.


SAKLANMASI
+2-8 derece arasında buzdolabında saklayınız. DONDURMAYINIZ.

RAF ÖMRÜ
Etiket üzerindeki tarihi dikkate alınız.
Ekstrat stabilitesi yeniden oluşturma solüsyonu ile çözme işleminden sonra değişiklik gösterir. Aşağıdaki süreler geçtikten sonra kullanım tavsiye edilmez:
Şişe no.1 7 gün
Şişe no.2 14 gün
Şişe no.3 6 ay


ANA SAYFA   |   HAKKIMIZDA  |    ÜRÜNLER   |   HABERLER   |   İLETİŞİM    |    SİTE HARİTASI

Tüm Hakları Saklıdır. Copy®2007

MornIthorn